gagam var... pullarım var... bazen tüy döküyorum...

2/5/2006 - lise arkadaşım

geçen gün sakladığım mektupların arasından
lise arkadaşlarımın adres ve telefonları çıktı
çok sevindim
senin numaran da vardı aralarında
biraz önce aradım ama
bir senedir başkaları oturuyormuş o adreste
sana ulaşabileceğim hiç bir numara adres yok
isminden türettiğim mail adreslerine yazdım
umarım bulurum seni
umarım bulursun beni
sevgili arkadaşım seval

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26/4/2006 - Bahar

Bahar, alıp başını gitmelerin mevsimidir. Sebepsiz yere bazen... Önünü
ardını hesaplamadan... Hesapsız, kitapsız çekip gitmelerin mevsimidir bahar...
Bir bakarsınız kekik kokulu bir nisan sabahı koparıp alıverir sizihayattan... Çiçek açmış bir kiraz ağacının hayaliyle yollara düşersiniz.Demir alır gönlünüzün limanındaki gemiler... Açılır gidersiniz...
Aradığınız belki yüzülmemiş denizlerdir, belki keşfedilmemiş sevdalar belki hiç yazılmamış satırlar...
Yüzmenin, sevmenin, yazmanın heyecanıyla coşarsınız.Dünyaya sırtınızı dönüp yürürken, o yaşanmamışlıkların izini sürersiniz kuytularda... Ve çoğu zaman kendinizle karşılaşırsınız umulmadık bir köşebaşında...Elele tutuşur yürürsünüz içindeki çocukla...O'nu büyütmekten korkarak...
* * *
Önünde bir nisan sağanağı varsa, geriye dönüp bakası gelmez insanın..
Oysa fotoğrafları henüz tazedir dünün ayazlı gecelerinin... Kışı birlikte aştığınız dostluklar sımsıcak durur yüreğinizde... Sadakatin ve yerleşikliğin güvenli kolları huzur vaadeder ardınız sıra...
Gel gör ki baharın kokusu dayanılmazdır. Ilık bir rüzgar ruhunuzdaki isyanıokşar. "Hadi sokağa" diye bağıran sirenler çalar içinizden...Derinliklerinizde tutuşturulmayı bekleyen alevler kı vılcımlanır.
Kalbinizden havalanan güvercinlere şaşakalırsınız. Sanki gitmek sadakattir: kalmaksa ihanet...
100 günü aşkındır bu köşede Yeni Yüzyıl haftasonlarında birlikte olduk sizlerle...
Güldük çoğu zaman ya da kızdık öfke dolu sözcüklerde... Mahzunlaştığımız da
oldu, çocuklaştığımız kadar...
Yeni sözler söyleme derdine düştük, eskiye sırtımızı dönmeden...
Zorlu bir kışı, kırık dökük satırları ufalayıp ateşleyerek geçirdik.
Sonra nisan geldi...
Sokakta direnilmesi imkansız bir çimen kokusu... içinin bir yerinde yuvadan erken ayrılmanın, sokakta hırpalanmanın korkusu...
Lakin bahara söz geçirmek ne mümkün...
Bir kez çiy düşmeye görsün kış mahmuru bedenlere...
...Coşkuları dizginleyebilene aşkolsun...
* * *
Bu yüzden izin istiyorum sizlerden... Bu köşe (kış köşesi) baharla buharlaşıyor.
Geriye bakınca hüzünleniyorum elbet...
Çünkü geride güzel bir doğuma ortak olmanın tatlı heyecanı var. Ve paylaşılmış köşelerde benzer duyarlılıklar... Ve sımsıcak dostluklar...
Ama önümsıra yüzülmemiş denizlerden iyot kokuları çarpıyor burnuma... Yeni
Yüzyıl'ın ilham verdiği baharlar çağırıyor.
Şimdi gitmek sadakattir, kalmaksa ihanet...
O yüzden bir an önce kanatları takıp, uçmakta yarar var... Yeni baharlarda, yepyeni bahar şarkıları söyleyebilmek için...
Hep beraber...


Can'dan..

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26/4/2006 - Yaşamaya Dair


AYA DAİR
 
Yaşamaya zaman ayırın,  
Zira zaman bunun için yaratılmıştır.  
 
Çalışmaya zaman ayırın,  
Başarının bedeli budur.  
 
Düşünmeye zaman ayırın,  
Güçlü olmanın kaynağı budur.  
 
Çevrenize nazik davranmaya zaman ayırın,  
Mutluluğa giden yol budur.  
 
Etrafınıza bakmaya zaman ayırın,  
Günler bencilliğinize yetmeyecek kadar kısadır.  
 
Gülmeye zaman ayırın,  
Ruhunuzun müziği budur.  
 
Çocuklarınızla oynamaya zaman ayırın,  
Zevklerin en büyüğüdür.  
 
Terbiyeli olmaya zaman ayırın,  
İnsan olabilmenin sembolü budur.  
 
Goethe

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/4/2006 - cips mips

bir şeyi abartarak yapmasını çok seviyorum
özellikle de yemek konusunda
ve özellikle de aburcubur konusunda
küçük bir parça çikolata ya da küçük bir paket cips asla yetmez bana
midem bulana kadar yemeliyim
hem öyle yemek sonrası filan değil
direkt ana menüm bunlar olmalı

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/4/2006 - hadi saçmalayın biraz

herkesde bir saçmalama potansiyeli var
peki sınırınız ne?
kimliğinizden, isminizden korkup yapmadığınız ne çok şey var değil mi?
ertesi gün kimse hatırlamayacak olsa neler saçmalardınız?
ya da bastırdığınız başka arzular?
hırsızlık? cinayet?
ya da gidip şehrin görüntüsünü bozuyor diye bir binayı dinamitler miydiniz?
belki sizi sinir eden insanlara küçük sürprizler yapardınız :)

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/4/2006 - pilav üstü nohut

gece 12de nohutlu pilav yesem ne olur sanki?

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/4/2006 - ben mi?

evet biraz feminen olabilirim ama eşcinsel değilim
olsaydım da çekinmeden söylerdim

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/4/2006 - kırtlama kahve

kahve, çikolata ile ne güzel oluyor
denediniz mi hiç?

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/4/2006 - aşkın acı hali


tam göğsünün ortasında bir yerin acıyacak...

evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin...

sokağa fırlayacaksın...

sokaklar da dar gelecek...
tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi...
ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü...
kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar
küçüleceksin...birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan...
"önemli olan sağlık.""yaşamak güzel.""boş ver, her şey unutulur."
sen hiçbirini duymayacaksın...
gözyaşlarından etrafı göremez hale geleceksin...
ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmekisteyecek kadar çok seveceksin...
hep ondan bahsetmek isteyeceksin...
"ölüme çare bulundu" ya da "yarın kıyamet kopacakmış" deseler başını
kaldırıp "ne dedin?" diye sormayacaksın...
yalnız kalmak isteyeceksin...
hem de kalabalıkların arasında kaybolmak...
ikisi de yetmeyecek...
geçmişi düşüneceksin...
neredeyse dakika dakika...
ama kötüleri atlayarak...
onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin...
gittiğin yerlere gitmek...
bu sana hiç iyi gelmeyecek...
ama bile bile yapacaksın...
biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın...
aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin...
hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin...

aksini iddia edenlerden nefret edeceksin...
herkesi ona benzetip...kimseyi onun yerine koyamayacaksın...
hiçbir şey oyalamayacak seni...
ilaçlara sığınacaksın...

birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan...
sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren...

bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek...
boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin...
uyumak zor, uyanmak kolay olacak...

sabahı iple çekeceksin...
bazen de "hiç güneş doğmasa" diyeceksin...
ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler...
ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...
belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmakisteyeceksin...
nafile...
düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...
rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin...
her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin...
telefonun çalmasını bekleyeceksin...

aramayacağını bile bile...
her çaldığında yüreğin ağzına gelecek...
ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla...

yüreğin burkulacak...
canın yanacak...
bir daha sevmemeye yemin edeceksin...
hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden...
onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret edeceksin...
yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin...
onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek...
ama bir umut...
onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu...
bu umut seni gitmekten alıkoyacak...
gel gitler içinde yaşayacaksın...
buna yaşamak denirse...
razı mısın bütün bunlara...?
hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye...?
o halde aşık olabilirsin ...


Can DÜNDAR

 

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/4/2006 - güzel gözlü kız

dün seni üçüncü kez gördüm
bu sefer gözlerin daha güzeldi, içi gülüyordu gözlerinin, ışıl ışıldı
kilolu değilsin ama hafiften miden ve göbeğin çıkmış
buna aldırdığını hiç sanmıyorum, o kadar rahat ve kendinden emindin ki
üzerinde sıradan bir kot vardı ve fermuarı zor kapanmıştı hatta biraz açık kalmıştı
başkasında görsem ne kadar itici gelirdi, sana çok yakışmış oysa
öyle tatlı görünüyordun ki
hep böyle gözlerin gülsün güzel kız

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

yumurtanın içindeyim her an çıkabilirim

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım

Arkadaşlarım

marla
dungeon dungeon
ar
firlamakaciklar
tatlisozluk
beterbocek